MakaleTürkçe-1

Gerçek Hayattan Alıntılar Neden İlgiyle İzleniyor?

Televizyon kanallarının gündüz kuşaklarında yer alan programlar ya da gerçek hayattan esinlenilerek senaryolaştırılan diziler ilgiyle izleniyor. Bunun başlıca nedeninin izleyicilerin, kendi hayatlarından da kesitleri zaman zaman görebilmesi olduğunu belirten uzmanlar, bu programlarla ya da dizilerle kişide özdeşim kurma ve empati özelliğinin açığa çıktığına dikkat çekti. Bu tip program ve dizilerin çocuk ve ergenlerin gelişiminde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten uzmanlar, kumanda hijyeni çağrısında bulundu.

Uzman Klinik Psikolog
Serkan ELÇİ


Eleştirilere rağmen gerçek hayattan esinlenilerek hazırlanan program ya da senaryolaştırılan diziler dünyanın her yerinde olduğu gibi, ülkemizde de ilgiyle seyrediliyor. Bunun başlıca nedeni, kurgu olmamasıyla beraber; kendi hayatlarından da kesitleri zaman zaman görebilmeleridir. Programlarda gördükleri haksızlığa uğrayanın yanında olma güdüsüyle hareket edilmektedir.

Saldırganlık dürtüsünü bastırıyor

İlkel insanlardan bu yana temel dürtülerimizden olan saldırganlık dürtüsü harekete geçmekte, eyleme dökülmeyen, pasif saldırganlık türüyle bir nevi bu güdümüz bastırılmaktadır. Bu dürtü bastırılamadığı takdirde saldırganlık açığa çıkmakta ve çevreye karşı daha tehlikeli bir hale dönüşmektedir. Elbette bu dürtüyü bastırmanın tek yolu bu tür programları izlemek değil, daha hareketli bir yaşama sahip olmak, düzenli egzersizde bulunmak, dans etmek, bir enstrümana yönelmek de sağlıklı bastırılmanın gerçekleşmesine yardımcı olacaktır.

Özdeşim kurma ve empati özelliğimiz açığa çıkıyor

Toplumumuzu Batı kültüründen ayıran en temel özellik, bireyselden çok toplumsal yaşama dayalı bir kültür olmasıdır. Son günlerde şehirlerin büyümesi, binaların dikine uzanması, küçük esnaftan çok zincir marketlerin yer alması, toplumumuzun da bireysel bir kültüre doğru evrimleşmesine neden olmaktadır. Daha önce yan komşu veya manavın yaşamış olduğu sorunlara seyirci olurken; şimdi fiziken tanımadığımız insanların hayatlarına seyirci olmaya başladık. Bu da kodlarımızda bulunan ‘özdeşim kurma ve empati’ özelliğimiz açığa çıkarmakta, belki de ‘beterin beteri var’ algısını oluşturmakta, kısa vadede yaşamış olduğu hayata bakışını olumlu yönde değiştirmektedir.

Sorunların çözülmesi umuduyla izleniyor

Bu program ya da dizilerin gündem ve konusunun aileyle ilgili olması, izleyicilerin bu sorunların çözümlenmesi umuduyla izlemeyi sürdürmesidir.

Daha önce gündüz kuşağında evlilik programları varken, şimdilerde gerçek yaşamdan kesitli programları görüyoruz. Daha çok eğlence içeriği olarak görülen fakat aile yapısını sarstığı düşüncesiyle kaldırılan evlilik programlarının izlenmesi de yadsınamayacak derecede fazlaydı. Şimdiki gündüz kuşağı program ve diziler de verdiği içerik farklı olsa da temel düzeyde yine aile içini ele almaktadır. Çarpık ilişkiler, iletişimsizlik, bol ihanet, mutsuz hayat örnekleri de bazı ailelerde görülen fakat çözümlenemeyen sorunlardır. İzleyiciler de bu sorunların çözümlenmesi umuduyla izlemeyi sürdürmekte, aynı değişimin kendi hayatlarında olmasını da temenni etmektedir. Bu değişimin nasıl gerçekleşeceği merak uyandırmakta ve izlenmenin sürekliliği sağlanmaktadır.

Çocuklar olumsuz örnekleri içselleştirebilir

Çocuklar nasıl ten rengi, göz rengi, vücut yapısı gibi genetik özelliklerle dünyaya geliyorsa, karakterin gelişimi de aile üyelerinin yapılarından meydana gelmektedir. Mizaç ve karakter birleşip, kişiliği ortaya çıkarmaktadır. Mizacın değişilmez olduğunu kabul edersek, karakter üzerinde yapılabilecek değişimler, otomatik olarak kişiliğin olumlu yönde değişmesine yardımcı olacaktır. Öğrenme ve gözlemle çocukların karakterinin oluştuğu biliniyorsa; bu programlarda gördüğü, duyduğu yorumları ve hayatları da içselleştirecektir. Örneğin annesinin terk ettiği bir kişinin hayatını izliyor olmak ‘anneler de terk edebilir’ algısını oluşturabilir ve ‘adil dünya inancı’ dediğimiz inanç sistemini de sarsabilir.

Kumanda hijyeni sağlamak için bu önerilere dikkat!

Çocuk ve gençlerin olumsuz etkilenmemesi için kumanda hijyeni uygulanmalıdır. Bu saat aralığında evde olan 0-6 yaş çocuklarının en büyük beslenmesi ve işi oyun oynamaktır. Aileler de çocukların bu işine saygı göstermeli, gereken aralıklar bu oyun işine ortak olup eğlencelerini katlamalıdır.

Aileler de televizyon kullanımını sınırlamalı

Nasıl ki çocukların çizgi film izleme zamanına sınır koyulması gerektiğini söylüyorsak, ailelerin de tv kullanımlarını sınırlıyor olması gerekir. Ebeveynlerin televizyon seyredip, cep telefonlarıyla uğraştığını gören bir çocuktan ders çalışmasını veya anlık sorumluluklarını yerine getirmesini bekleyemeyiz.

0-6 yaş çocuklar somut düşünür ve ‘Tüm gün babam, annem çalıştı şimdi dinlenme zamanları’ şeklinde bakmaz, gördüğü gerçeği içselleştirerek yaşamını da bu yanlış algıyla sürdürmeye yönelir.

Ähnliche Artikel

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"