Güncel HaberlerSağlık

HoLEP yöntemiyle prostat sıkıntısından kurtulun

Prof. Dr. Bülent Oktay, prostat cerrahi tedavisinin konforlu uygulaması HoLEP yöntemi ile iyi huylu prostat büyümesi sorunundan kurtulmanın mümkün olduğunu söyledi.

İyi huylu prostat büyümesinin erkeklerde sık görülen bir sorun olduğunu belirten Acıbadem Bursa Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oktay, “60 yaşından sonra her iki erkekten biri iyi huylu prostat büyümesi (BPH) şikayeti yaşıyor. Bu sorun sık idrara gitme, ani idrar gelmesi gibi birçok şikayete yol açıyor ve hastanın yaşam kalitesini düşürüyor. Hastalığın erken dönemlerinde ilaçla tedavi yapılabiliyor. Ama prostat boyutu ilerlediğinde cerrahi yöntemlere başvuruluyor. İyi huylu prostat büyümesi, selim bir durumdur, yani kanser değildir. Ancak bir hastada hem kanser hem iyi huylu prostat büyümesi bulunabilir. Doktor, teşhis koymak için her iki açıdan da hastayı değerlendirir” dedi.

“Cerrahide altın standart olarak kabul ediliyor”

HoLEP tedavisinin iyi huylu prostat büyümesi tedavisinde, lazer teknolojisinin kullanıldığı güncel bir cerrahi bir yöntemi olduğunu ifade eden Acıbadem Bursa Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oktay, “HoLEP yöntemiyle prostat büyümesi tedavisi, günümüzün güncel ve yaygın tedavi bir yöntemidir. Bu tedavide, prostat çıkarılıyor. İşlemi şöyle bir örnek vererek açıklamak gerekirse, bir portakalın iç kısmının tamamen çıkartılması gibidir. Diğer yöntemlerde, prostatın iç kısmında istenmese de kalıntılar kalabiliyor. HoLEP operasyonu, büyük prostatlarda bile, açık cerrahiye benzer sonuçlar veren konforlu bir cerrahi yöntemdir. Günümüzde prostatın cerrahi tedavisinde altın standart tedavi olarak kabul edilmektedir” şeklinde konuştu.

“Prostat dokusu tümden çıkarılır”

Yöntemin uygulanmasıyla ilgili bilgi veren Dr. Oktay, “Operasyon, genel anestezi veya spinal anestezi ile (hastanın belden aşağısının uyuşturulması) gerçekleştirilir. İdrar kanalından kameralı özel aletlerle girilir. Büyüyen prostat dokusu, endoskop ve lazer ile kapsülden ayrıştırılır ve mesane içine atılır. Mesane içine atılan prostat dokusu başka bir aletle (morselatör) parçalanıp vakumlanarak vücut dışına alınır. İşlem sonunda idrar yoluna sonda takılır. Çıkarılan prostat dokusu, kanser varlığı araştırılması için patolojiye gönderilir. Genel olarak ameliyattan sonraki ilk günde hastanın sondası çıkartılır ve hasta taburcu edilir. Ancak ileri yaşı ve ek hastalıkları olan kişiler bir gün daha izlenebilir” ifadelerini kullandı.

“Hastalar, kısa sürede iyileşir”

Lazerle prostat büyümesi ameliyatında, prostat dokusu tam olarak çıkarıldığından hastalığın tekrarlama riski olmadığına değinen Oktay, “Lazerle kanama kontrolü çok iyi yapılabildiğinden, kan sulandırıcı (antiagregan-antikoagulan) ilaçlar kullanmak zorunda olan hastalar için bu yöntem oldukça güvenlidir. Daha düşük kanama riski, daha kısa hastanede yatış süresi ve daha hızlı iyileşme süreci gibi özellikleri var. Bu sebeple hastalar, bir-iki gün içinde normal yaşamlarına dönüş yapabilirler. Cinsel fonksiyona etki eden sinirler, prostat kapsülünün dış yüzüne yakın yerleşimlidir. Holmiyum lazerin dokuya etkisi sadece 0.4 minimetre olduğundan derinde bulunan sağlıklı dokular bu işlemden etkilenmez. Bu sayede hastalarda HoLEP ile prostat büyümesi ameliyatı sonrası sertleşme problemi beklenmez” şeklinde konuştu.

“Operasyonda idrarı tutan kaslar korunur”

Prostat ameliyatı sonrası idrar kaçırma sorunun ender olarak görüldüğünü belirten Prof. Dr. Bülent Oktay, “HoLEP ameliyatlarında idrarı tutan kaslar korunur, dolayısıyla zarar görmez. HoLEP ameliyatında kullanılan lazer 0,4 minimetre derinliğe etki ettiği için bu yapılara direk etkisi çok azdır. Çok büyük prostat dokusunun çıkarıldığı bazı hastalarda ilk başlarda görülen geçici idrar kaçırma sorunu zamanla düzelir” diye konuştu.

Tüm iyi huylu prostat ameliyatlarında prostatın sadece büyüyen ve idrar kanalına baskı yapan iç kısmının (adenom) çıkartıldığını ifade eden Oktay, “Prostatın kapsülü dediğimiz dış kısmı yerinde kalır. Ameliyat öncesi prostat kanseri açısından değerlendirilen ve kanser tespit edilmeyen hastalarda da, yaş ilerledikçe prostat kanseri gelişme riski bulunmaktadır. Bu sebeple, HoLEP sonrası da olsa, kanser riski açısından hastalar takip edilmelidir” şeklinde konuştu.

Ähnliche Artikel

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht.

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"