Önce Sağlık mı, Eğitim mi?

Yüz yüze eğitimin başlamasıyla birlikte çoğu kişinin aklını ‚öncelik sağlık mı, eğitim mi olmalı“ sorusu kurcalıyor. 

Bir kesim, eğitime öncelik verilmesi gerektiğini savunurken bir kesim de sağlığın daha önemli olduğunu düşünüyor. Tüm alışkanlıklarımızın kırılmaya başladığı ve normal algımızın değiştiği bu dönemde, belki de yapmamız gereken yeni alışkanlıklar edinmeyi öğrenmek ve kendimize yeni bir ’normal‘ oluşturmaktır. Eğitim ve sağlık arasında bir seçim yapmak yerine, sağlığımızı koruyarak eğitimimize devam edebilmek için alışkanlıklarımızı değiştirmeyi öğrenmeliyiz. Bunu nasıl başarabiliriz?

Yıllardır süregelen eğitim sistemi ve bakış açısı; eğitimin yalnızca bir kuruma giderek alınabileceği algısını oluşturdu. Bu algı başlı başına kendimizi geliştirme, bir şeyler öğrenebilmemizin önündeki en büyük engel. Çocuk ve gençler, okulda zorlandıkları konularda özel derslerle desteklendi. Kilo vermek ya da forma girmek isteyen kişi spor salonlarına başvurdu. Herhangi bir hobi edinmek isteyen ilgili bir kurs bulmaya çalıştı. İçinde bulunduğumuz bilgi çağında kendi kendine bir şeyler öğrenmeye, öz disiplin sağlanmaya çalışılmadı. Bu durum fark etmeden ilerleyen süreçlerde bağımlı bir kişilik yapısına sahip olunmasına sebep oldu. Kendi kendimize gelişim sağlanamayacağımızı düşündüğümüz için dolaylı olarak öz saygı da yitirildi. Yetişkinlerin bağımlı öğrenme modeline alışkın olarak büyüyen çocukları da aynı yolu izliyor. Eğitime dair sahip oldukları tek sorumluluğun okul veya kurslara gidip-gelmek olduğunu zannediyorlar. Kitap okuma alışkanlığı kazanmadan büyüyor, boş vakitlerinde kendilerini geliştirecek aktivitelere yönelmenin bireysel sorumluluk olduğunu bilmiyorlar. Öz disiplinle yeni öğrenme metotları keşfetmek, kendi kendimize gelişim sağlamayı öğrenmek, konfor alanı olan evlerimizde otururken bile sanki bir “okul veya kurstaymış gibi planlı hareket edebilmek, kendimiz ve çocuklarımız için kazanacağımız en faydalı alışkanlıklardandır. Yeni normalimizi kendimiz belirleyebiliriz. Bunun için çocuklara, eğitimin yalnızca okul veya kurslara gidip-gelerek gerçekleşmeyeceğini, kendi başlarına da araştırma yapabileceklerini öğretmeliyiz. 

Çocukların bunu öğrenebilmesi için de ebeveynlerin de bunu uyguluyor olması gerekir çünkü günümüzde bilindiği üzere çocuklar söylediklerimizi değil yaptıklarımızı yapar. Bağımlı öğrenme algımız günümüzde öyle bir hale geldi ki, “Eğitim mi yoksa sağlık mı?“ gibi bir soru sormamıza bile yol açtı. Sağlıklı olmayan bir bireyin, eğitim almasının mümkün olamayacağını bilmemize rağmen eğitimin uzaktan yapılması fikri, bize bir türlü mantıklı gelmedi. Önemli olan, eğitim alınan mekân değil eğitimin içeriği ve niteliğidir. Alışkanlıklarımızın değişiyor olması bizi her ne kadar korkutsa da bir an önce içinde bulunduğumuz online sisteme adapte olmak bize ve çocuklarımıza fayda sağlayacaktır. Bunu yapabilmek için, cevabını veremeyeceğimiz soruları kendimize sormak yerine, yeni düzene uyum sağlayarak, bireysel olarak kendimizi nasıl geliştirebileceğimize odaklanmalıyız.

Peki, öz disiplin ve bireysel öğrenme konusunda sorun yaşıyorsak neler yapabiliriz?

Aşağıdaki önerileri hem kendiniz uygulayabilir hem de uygulaması için çocuğunuzu teşvik edebilirsiniz.

• Kendinize her gün aynı saatte yapacağınız bir görev bulun. Bu, kitap okumak, ev temizlemek, evcil hayvanınızla vakit geçirmek, dans etmek, dil öğrenmek vb. her şey olabilir. Başlangıçta kolaylıkla yapabileceğiniz ve kısa süreli bir şey seçmeniz daha kolay olacaktır. İlerleyen süreçte, görev sürenizi uzatabilir ya da birden fazla görev ekleyebilirsiniz.

İlginizi çeken bir konuda araştırmalar yapın. Bilgi edinmek istediğiniz konuları not alın ve her gün bir tanesi hakkında araştırma yapın.

• Dikkatiniz dağıldığı veya yapmak istemediğiniz için kendinize koyduğunuz görevi yerine getiremiyorsanız bile başından kalkmayın. Belirlediğiniz süre kadar o işi yapmaya çalışın.

• Günlük bir rutin oluşturun. Eğer günlük belirli bir rutininiz varsa eklemeler yapın.

• Hergün en az bir kere kendinizi iyi hissettiğiniz bir aktivite yapın. Benim en çok önerdiğim, güne başlarken sevdiğiniz bir şarkıyı açıp bitene kadar dans etmektir. Hem güne dinç başlamanızı sağlayacak hem de neşenizi yerine getirecektir.

• Spor yapın. Çok yoğun bir programınız varsa günde 10 dakika ayırarak yoga yapabilirsiniz.

Kendi yaşam koşullarınıza ve isteklerinize göre birçok seçenek daha ekleyebilirsiniz. Bu adımları uygularken her gün aynı saatte yapmaya özen gösterin. Bahanelere sığınmayın ve kendinize koyduğunuz kuralları her gün uygulayın. Yeni normalinizde kolaylıklar dilerim.

Naz Güneş MAYADAĞ
Kişisel gelişim uzmanı

Die mobile Version verlassen