Fransız hükümetinin yeni hedefi havuza giren Müslüman kadınlar

Fransız basınında yer alan habere, hükümet bir ev kiralama şirketinden erkekler olmadan havuzlu villa tutan Müslüman kadınları ifşa etmesini istedi.

Fransa’da hükümet bu kez de havuza giren Müslümanları hedef aldı. Fransız gazetesi Le Monde’un haberine göre hükümet, ev kiralama şirketi Airbnb’den kadın kadına havuza girmek için villa kiralayan Müslümanları rapor etmesini istedi.

„İslamcı Ayrılıkçılığa Karşı Mücadele: Devletin Güçlendirilmiş Cephaneliği“ başlıklı haberde, üst düzey bir devlet yetkilisinin havuzlu villalar kiralayan kadınların belirlenmesi amacıyla Airbnb ile bir işbirliği için anlaştığı ifade edildi. Bilgilerin Müslümanları hedef alan, “Cumhuriyet Değerlerine Saygıyı Güçlendiren Prensipler” yasası kapsamında yaptırım yetkisi kullanılması için talep edildiği belirtildi.

Söz konusu haberde yasa kapsamında kamu yardımı alan derneklerin anayasal değer ilkelerini içeren „Laiklik tüzüğü“ imzalama zorunluluğuna ve yasanın ihlali durumunda verilen hibenin geri çekilebileceğine dikkat çekildi. Yaklaşık 700 bin yapıyı ilgilendiren bu yasanın yerel idareye anayasal değer ilkelerini kendine göre yorumlayarak yargı sürecinden geçmeden hemen yaptırım yetkisi ve keyfi ceza verme yetkisi verdiği belirtildi. Habere göre, Ocak 2021 ile Kasım 2021 arası 24 bin 573 yapı denetlendi, 704 iş yeri, dernek veya özel işletme kapatıldı ve 46 milyon euro değerinde banka hesaplarına el konuldu.

Yasa tepki çekmişti

Fransa’da Ağustos’ta yürürlüğe giren „Cumhuriyet Değerlerine Saygıyı Güçlendiren Prensipler“ yasası kamu hizmetinde tarafsızlık, cumhuriyet değerleri ile prensiplerine uygunluk, çok eşlilik ve zorla evlendirmeyle mücadele, uzaktan eğitimin kısıtlanması, aile içi eğitimin ve özel okulların denetlenmesi, derneklerin hem faaliyet hem finansal anlamda şeffaf ve denetlenebilir olması gibi konuları kapsıyor.

Yasa kapsamında 2 bin 600 camiden 99’u „ayrılıkçılık“ iddiasıyla istihbarat servisleri tarafından gözetim altına alındı, 22’si ise kapatıldı.

Yasa, Müslümanları hedef aldığı ve ötekileştirdiği gerekçesiyle Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplum ile sivil toplum kuruluşları tarafından eleştiriliyor.

İHA

Die mobile Version verlassen