Astımın görülme sıklığı artıyor

Zaman zaman solunum güçlüklerine sebep olan astım, kronik bir akciğer hastalığı. Her yaştan kişiyi etkileyebilen astım hastalığı çoğunlukla bebeklik ve çocukluk döneminde başlasa da zaman zaman yetişkinlikte de ortaya çıkabiliyor. Astım hakkındaki farkındalığının artırılması amacıyla her yıl mayıs ayının ilk salı günü Dünya Astım Günü olarak kutlanıyor.

Astım, en basit haliyle kişinin hava yollarında ortaya çıkan duyarlılık artışı olarak tanımlanabilir. Nefes darlığı ve öksürükle kendisini gösteren astım, bütün yaşlarda ortaya çıkabilmekle beraber çoğunlukla bebeklik ve çocukluk döneminde başlıyor. Nefes alma probleminin oluştuğu ataklar ile başlayan astım zamanla kronikleşiyor. Nefes alıp vermenin güçleşmesinin yanında öksürük de astımda sıkça görülüyor.

Astım her yaşta görülebilse de vakaların yüzde 30’unda yaşamın ilk yılında ortaya çıkıyor. Son yıllarda tüm alerjik hastalıklarda olduğu gibi astımın da görülme sıklığında artış bulunuyor. Hastalık sıklığında görülen artışın nedeni olarak kapalı ortamlarda yaşama, ev tozları ve akarlar gibi ev içi alerjenlere maruziyet sorumlu tutuluyor. Hava yollarında daralma ve krizler şeklinde atakların tipik olduğu astım hastalarında bronşlarda mikrobik olmayan iltihap bulunuyor. Buna bağlı olarak bronşlarda salgılar artarken, bronş duvarı kasılıyor ve hasta astım atağı geçiriyor. Toz, duman, koku ve polenler atağı başlatabiliyor. Astım alerjiye bağlı olabileceği gibi alerjiden bağımsız olarak da gelişebiliyor.

NASIL BELİRTİ VERİYOR?

Astım hastaları nefes almakta güçlük çektiklerini belirtiyorlar. Hastalarda görülen nefes darlığının sebebini hava yollarındaki darlıklar oluşturuyor. Toz, duman, kirli hava, parfüm, kolonya gibi kokularla birlikte hastalarda öksürük (genellikle kuru öksürük), nefes darlığı, göğüste baskı hissi ve hırıltılı-hışıltılı solunum gibi yakınmalar görülüyor. Astımda şikâyetler, solunum yollarında aralıklarla ve ataklar (krizler) halinde ortaya çıkan tıkanıklıklarla kendisini gösteriyor. Ataklar esnasında hava yollarını saran kaslar (adaleler) kasılıyor, ödem, şişlik, ilerleyen iltihapla birlikte mukus (balgam) salgısı artıyor ve hava yolu duvarı kalınlaşıyor. Hastalar ataklar dışında kendilerini iyi hissediyor ve muayenelerinde atak esnasında duyulan akciğer sesleri duyulmuyor. Astım hastalığında belirtilerden biri veya birkaçı bir arada bulunabiliyor. Bu semptomlar sadece astıma özgü değil, başka hastalıklardan da kaynaklanabiliyor. Ancak, belirtilerin tekrarlayıcı olması ve nöbetler halinde gece veya sabaha karşı ortaya çıkması, semptomların kendiliğinden veya ilaçlarla düzelmesi astım tanısı açısından önem taşıyor. 

TANI KOYMA AŞAMALARI

Astım, karakteristik olarak ataklar halinde seyreden bir hastalık. Astıma bağlı şikâyetler ise çoğunlukla sabaha karşı ortaya çıkıyor. Astım tanısı için uygulanan bir kan testi bulunmuyor; bu nedenle astım belirtileriyle hekime başvurulmasının ardından hekim, öncelikli olarak hastanın anamnezini alıyor. Ardından fizik muayene yaparak kişinin akciğerlerini dinliyor. Burun akıntısı ve genizde şişlik gibi yaygın astım belirtilerinin varlığını araştırıyor. Daha sonra astım testi olarak da bilinen solunum fonksiyon testleri yapılmasını talep ediyor. Öncelikle hastanın bilgisayara bağlı bir tüpün içinde kuvvetli bir şekilde soluması talep ediliyor. Spirometri testi olarak bilinen bu testte, hastanın en fazla çabayla aldığı havanın miktarı ölçülüyor. Daha sonra hastanın solunum yolu kaslarının gevşemesi için hastaya solunum yolundan ilaç (Bronkodilatör, BD) veriliyor. Spirometri ile tekrar ölçüm yapılarak havanın miktarı ölçülüyor. Bazı durumlarda hekim, bronş provokasyon testleri yaparak, hastanın solunum yollarına farklı yoğunlukta alerjenler ya da ilaçlar veriyor. Ardından spirometri testi tekrarlanarak hasta değerlendiriliyor. Ayrıca diğer hastalıkların ekarte edilmesi için akciğer grafisi, alerji testi ve bronkoskopi gibi farklı testler de yapılabiliyor. Tüm verilerin ışığında kişiye astım tanısı koyuluyor.

ASTIM HASTALARI SİGARADAN UZAK OLMALI

Astım hastalarında pasif içicilik de dahil tütün maruziyeti, astımın kötüleşmesine ve hastaneye yatışlara sebep olabiliyor. Aktif sigara içiciliği ise astımın kötüleşmesine, hastaneye yatışlara, KOAH gelişimine, solunum fonksiyonlarında bozulmaya, ilaçların etkisinin azalmasına ve hatta ölümlere yol açabiliyor. Sigara bırakıldığında ise akciğer fonksiyonları iyileşirken havayollarındaki iltihaplanma da azalıyor. Pasif sigara maruziyetinin ortadan kaldırılması, astımın kontrol altına alınmasında ve hastane yatışlarını azaltmakta etkili oluyor.

NASIL TEDAVİ EDİLİYOR?

Astım, erken evrede ya da farklı bir deyişle akciğerlerde kalıcı hasara yol açmadan önce, kolaylıkla kontrol altına alınabilen bir hastalık. Astımın tamamen iyileştirilmesi söz konusu olmasa da astım krizlerinin azaltılması ya da tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik tedavi yöntemleri bulunuyor. Bu tedavi türleri, kişinin yaşına, tedaviye verdiği yanıta ve yaşanan astımın şiddetine göre farklılık gösterebiliyor. Hekim, astım tetikleyicileri hakkında hastayı bilgilendiriyor. Astım tedavisi ilaçlı olarak yapılıyor. Bronkodilatör ilaçlarla bronşların genişlemesi sağlanırken antienflamatuar ilaçlarla atak sayısının azaltılması hedefleniyor. Dirençli vakalarda biyolojik ajanlar da kullanılabiliyor. Astım ilaçlarının hekimin belirlediği dozda ve sürede kullanılması önem taşıyor. Solunum yoluyla alınan ilaçların kullanımı sırasında tam bir nefes alınması ve bir süre nefesin tutulması gerekiyor. Tekrar kullanmadan önce akciğerlerdeki havanın tamamen boşaltılması gerekiyor. Akciğerlerde kalıcı hasarlanmaya yol açabilen önemli bir sağlık problemi olan astımın; hâlsizlik, stres, kaygı, depresyon, öğrenme problemleri, zatürre, solunum yetmezliği, akciğerin kısmen ya da tamamen çökmesi gibi komplikasyonları olabiliyor.

ASTIMI TETİKLEYEN FAKTÖRLER

Astımın  tetiklemesine yol açan pek çok etken bulunuyor. Bu faktörler sağlıklı kişilerde hiçbir belirtiye yol açmazken astım hastalarında öksürük, nefes darlığı, yeşil renkte balgam gibi semptomlara yol açıyor. Astımı tetikleyen faktörlerden bir kısmı şu şekilde sıralanabilir:

• Yoğun fiziksel aktivite

• Soğuk hava

• Ani duygu durum değişimleri

• Stres

• Küf mantarları

• Polenler

• Ev tozu akarları

• Evcil hayvan tüy ve deri döküntüleri

• Sigara içmek ya da dumanına maruz kalmak

• Hava kirliliği

• Egzoz gazı

• Viral üst solunum yolu enfeksiyonları

• Koruyucu içeren bazı gıda ürünleri

• Bazı ilaç türleri

Die mobile Version verlassen