Türkiye Büyükelçisi ile Röportaj

Viyana Büyükelçimizin Sürpriz Vedası ve Brücke Sohbeti

Viyana Büyükelçimiz sayın Ümit Yardım bey ile Viyana’daki görevinin sonlanmasından hemen önce samimi, sıcak ve verimli olacağına inandığımız bir sohbet yaptık. Görevde kaldığı kısacık süre içerisinde sayılarca organizasyona ev sahipliği yapan, bütün Sivil Toplum örgütleri ile temas halinde olan ve onları destekleyen, halktan ve halkın içinde bir diplomat olarak akıllarda kalacak büyükelçimiz Ümit Yardım bey.

Şaşkınlık yaratan sürpriz vedasının ardından biz de  büyükelçimiz Ümit Yardım’a , öncelikle Viyana’da yaşayan Türkiye’li göçmenler için yaptığı özverili çalışmalar, Avusturya’yı da bir bütün görerek yapmış olduğu ortak organizasyon ve aktiviteler, bütün sivil toplum kurumları ile gelişime ve çözüme yönelik fikir alış verişleri ve toplumumuza kattıkları için yürekten teşekkür eder, bundan sonraki hayatında da mutluluk ve başarılar dileriz.

Brücke: Sayın Büyükelçimiz kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz lütfen

Mustafa Bey tekrar hoş geldiniz.  Yaklaşık 34 yıldır Dışişleri Bakanlığı’nda görev yapıyorum. Bazılarında ikişer sefer olmak üzere 8 farklı ülkede görev yaptım.  Sovyetler Birliği döneminde dahi görev yaptım ve o dönemleri günümüzde artık tarih kitaplarından okuyorlar.Sovyetler birliği, Pakistan, Yunanistan, Portekiz, Azerbaycan, Almanya, Tahran, Moskova ve Avusturya.  Avusturya büyükelçi olarak görev yaptığım üçüncü ülke.

Brücke: Büyükelçilik sürecinizde halkla içi içe faaliyetlerde bulunuyorsunuz. Bunu görmek Avusturya’da yaşayan Türkiye’li göçmenler için mutluluk verici. Peki özel hayatınızda hobileriniz var mıdır? İş dışında ne tür faaliyetler yapmaktan mutlu olursunuz?

Farklı kültürleri, yaşamı, edebiyatı, müziği, tanımak, resim çekmek, farklı kültürlerden insanlarla tanışıp sohbet etmek, gezmek hobilerim arasında. Ancak bunun da ötesinde  görevimizin de bir parçası.  Bulunduğu ülkeyi tanımayan birinin işinde başarılı olması, o ülke ile ilgili sağlıklı analizlerde bulunması   zaten mümkün olabilir mi?

Brücke: Sizce Avusturya’da yaşayan Türkiye’li göçmenlerin en büyük sorunu nedir?

En büyük sorun diye kategorilendirmek  zor. Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse ,  bir takım sorunlar grubu içinde Avusturya’da siyasi, kültür, basın gibi yapılarla  çok fazla etkiletişim içinde olamamak bence sorunların en önemlilerindendir.  Mesela eğitim konusu. Sadece Almanca, Türkçe değil  üçüncü bir dili de çok iyi bilebilmektir. Avusturya  vatandaşı olanların,  her şeyden önce hukuken ve sosyal anlamda herhangi bir Avusturya vatandaşı ile eşit olduğunun  bilincinde olmaları gerekir.  Tabi bunun paralelinde farklı eksiklikler kendini gösteriyor.  Siyasette çok ciddi bir şekilde temsil edilememek,  önemli etkin kurumlarda yer alamamak gibi. Türkçe ağırlıklı eğitim kurumlarının olmaması. Bunlardan   başlıca sorunlar olarak bahsedebiliriz. Türk insanının gerçekten pratik,  dinamik, atak olduğunu biliyoruz.  Biraz daha çabayla Türkiye kökenli insanlarımızın çok daha seçkin  yerlerde yer alacağına inanıyorum.

Brücke: Bizim,  Avusturya’da kendi gücümüzün farkında olmadığımızı ve  kullanamadığımız görüyoruz. İşverenlerimiz ve işçilerimizin Avusturya ekonomisine getirisi çok yüksek.  Buna rağmen gerek siyasi, gerekse hukuki bazı alanlarda yetersiz ve eksik kaldığımız kanısındayız.

Biraz daha fazla gayret göstererek ve eksik olunan konularda doğru bir şekilde organize olunarak bu eksiklik de kapanacaktır. Zaten  olması gereken de budur. Neden bir kesim daha farklı olsun?  Neden Türkiye’li   göçmenler aynı haklara sahip oldukları halde   başkalarından geride kalsın?  Tabi bunun üzerine herkesin düşünmesi lazım.

Brücke: Avusturya siyasetinde son dönemlerde sıklıkla Türk’lerin entegrasyon sorunundan bahsedilir ve siyasi malzeme olarak kullanılır oldu. Bu konuda sizin fikriniz nedir ve gerek Büyükelçilik gerekse Konsolosluğun bu sorunların çözümü adına atmış olduğu adımlar ya da projeler var mıdır?

Türkiye kökenli nüfusu ikiye ayırmak lazım. 100 binden fazlası Avusturya  vatandaşı,  bu kişilerle elbette gönül bağımız var bu kişiler 8 milyonluk Avusturya  ile bir bütünlük içindedir.  Diğer taraftan bizlerin (diplomatları) genel görev alanı daha ziyade vatandaşlarımızla ilgilidir. Ayrıca, Avusturya resmi kurumları ile de görüşmeler yapıp fikir alışverişinde bulunuyoruz. Biz bir  yandan Avusturya devleti  ile ilişkilerimize bir katkı vermeye çalışırken,  bir yandan da vatandaş olan halkımızla  farklı bir ilişki içindeyiz. Toplum önderleri , basın ve STK larla da sıklıkla bir araya gelip  fikir alış verişlerinde bulunuyoruz . Kimi zaman, neredeyse  haftada iki  kere bu çevrelerle  bir araya geldiğimiz oluyor. Bütün amaç toplumsal bilinç. Bunu destekleyecek olan faaliyetler de bu bilincin gelişmesine katkı sağlar. Biz de bu tür faaliyetlere yoğunluk gösteriyoruz. Bu faaliyetlerimizin kayda değer bir bölümünü de Avusturyalı arkadaşlarla yapıyoruz. Bir konser varsa Almanca parçalar da olmalı, edebiyat varsa Avusturya edebiyatı da olmalı, şiirler Almanca da okunmalı.

Brücke: Kültür-sanat konularındaki faaliyetlerinizi büyük keyifle takip ediyoruz. Fakat bir detay dikkatimizi çekti ki; davetlerinize ve etkinliklerinize hep aynı simalar katılıyor. Halk maalesef kendisini temsil eden bu kurumlardan uzak yaşıyor. Bütün STK lar ile çok daha faydalı projeler yapılamaz mı? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Öncelikle faaliyet alanımız içindeki bütün sivil toplum örgütleri ve kurumlarla sıcak ilişkilerimiz oldu.  Tabii özellikle  eğitim ve gelişme anlamında çok güzel projeler yapılabilir. Özellikle kadın kolları, gençlik kolları ile de bir araya gelip onları dinledik, önerilerde bulunduk ve yapmaya da devam ediyoruz. 

Brücke: Gerek konsolosluğumuz gerekse büyükelçiliğimizin halka arasında bir kopukluk var mı? Halkımız arasında bu tarz düşünceler duyuyoruz bu konuda ne söylemek istersiniz?

Ben gittiğim yerlerde  Başkonsoloslarımızın aktif ziyaretlerini duyduğumda çok gururlanıyorum açıkçası. Taktir edersiniz ki bizim herkese bire bir ulaşmamız mümkün değil. Davet edildiğimiz bütün toplantılara iştirak edip halkımızla bir araya geliyoruz, fakat kimi zaman halkın geldiğimizden haberi bile olmayabiliyor. Bu anlamda derneklerin faaliyet alanlarını genişletmesi ve halkımızın da derneklerle daha aktif  bir şekilde bağlantı kurmaları gerekir.

Brücke: Kültür Müşavirliği özellikle de Müslüman Türk’lere karşı ön yargıların arttığı bu dönemlerde çok daha önem arz eder hale gelmiştir. Uzun zamandır Avusturya’da bir kültür ataşesi, çalışma, eğitim ve din müşavirlerinin olmadığını biliyoruz. Peki bu eksikliği nasıl dolduruyorsunuz? 

En kısa zamanda atamaların yapılması için biz de teşvik ediyoruz. İnşallah en kısa zamanda atamalar yapılacak ve müşavirlerimiz göreve başlayacaktır.

Brücke: Anayasa mahkemesinin “Seçmen Listelerinin delil kabul edilemeyeceği” şeklinde karar vermiş olması çifte vatandaşlık sorununun bittiği anlamına gelmiyor. Aile birleşimi, ölüm, veraset gibi konularda bu sorun tekrar gündeme geliyor ve büyük mağduriyetler yaşanıyor. Çifte vatandaşlık  sorununun  çözümüne dair girişimler var mıdır ve vatandaşlarımıza ne önerirsiniz. 

Sizin bana ilettiğiniz bu soruyu bir katkı olarak alacağım ve en kısa zamanda çözümle ilgili bir görüşme yapmak üzere tekrar toplanacağız inşallah.

Brücke: YTB’nın desteklediği bir  dernek var biliyoruz. Bu dernek dışında desteklediği başka dernek ya da projeler var mıdır? YTB kimlere ne şekilde destek vermektedir?

YTB faaliyetleri son derece şeffaftır ve bütün bilgiler internet sitelerinde yer almaktadır. Destek için başvuruların dönemsel takvimleri var  web sayfasından takip ederek bütün bilgilere ulaşabilirsiniz.

Brücke: Maalesef web sitesi üzerinden sağlıklı bilgiye ulaşmak mümkün olamıyor, örneğin geçen sene teşviklerle ilgili bilgileri yayımlamaları gereken dönemde bizler hiçbir bilgiye ulaşamadık.

Yaşanabilecek sorunlar ve çözümleri konusunda biz her zaman önerilere ve iş birliğine açığız. Önümüzdeki aylarda YTB Viyana’da projelerle ilgili bir bilgilendirme konferansı planlamaktadır. Sizlerin de katılmasının faydalı olacağını düşünüyoruz.

Brücke: Viyana Başkonsolosluğu’nun bazı hukuki konularda halkı bilgilendirme anlamında eksik kaldığı düşüncesindeyiz. Örneğin çifte vatandaşlık sorunu başladığında maalesef yetersiz kaldılar. Devamında burada yaşayan ama Türkiye’de uzun süre ikamet edecek olan kişilerin acil durumlar dışında sağlık hizmeti alamaması konusunda da sağlıklı bilgiye ulaşmak mümkün olmadı. Şu anda oturum uzatma konusunda da sorunlar başladı ve kimse bu konuda da sağlıklı bilgiye sahip değil. Bu tarz konularda halkımızı bilgilendirme sorumluluğu yok mudur?

Bu dediğiniz alan bizim önem verdiğimiz alan.  Sorunlar ya da talepler bize yansıdıkça biz de bilgilendirme toplantı ve seminerleri düzenliyoruz. Örneğin öğrencilerimizle ilgili vize ve yabancılar hukuku ile ilgili bir bilgilendirme semineri yaptık, katılım da bir hayli yüksekti. Sizler talep ettiğinizde bizler de bilgilendirme toplantıları için çalışmalar yaparız.

Daha sonra tekrar görüşüp, sorunlar ve çözümler üretmek üzere sohbetimizi tamamladığımız büyükelçimize katkılarından ve özverili çalışmalarından dolayı tekrar teşekkür ederiz.

Pin It on Pinterest