ArbeitManset

Adem Hüyük İmzalı Yazıya Cevap!

18.10.2020 tarihli, Adem Hüyük imzasıyla ‚Virgül Gazetesinde „Bize Haberleri Kim Yaptırıyor?“ başlıklı habere istinaden Cevabımızdır!

Adem Hüyük`ün köşesinde yazdığı ve dolaylı olarak bizide hedef gösterdiği, hakkımızda asılsız iddialarda bulunduğu yazısına istinaden elbette bizimde söyleyeceklerimiz var. Bu cevaplara geçmeden önce birkaç konunun altını çizmek istiyoruz.

Kendileri güzel retoriklerle ve asılsız iddialarla takipçilerinin duygularını okşayıp çoşturabilirler ama gerçeğin üstüne beton döküp sıvayamazlar. Kendileri hedef aldıkları gazete ve gazetecileri emek hırsızlığı yapmakla suclarlar ama mesela kendileri köşe yazısında kullandığı bazı cümleleri hiç değiştirmeden bire bir , yıllar önce başka bir gazetecinin yazdığı makaleden araklamakta bir sakınca görmezler. Kendi kafalarında kurguladıkları fantastik hikayeyi başka bir gazetecinin makalesine montajlayarak özgün eser olarak takipçilerine sunmakta sakınca görmezler. (Adem Hüyük`ün yazdığı köşe yazısının asıl ve orjinalini okumak için 14,Şubat, 2013 tarihli Hasan Hinisli tarafindan kaleme alınan „Tüccar Siyasetçi Gazeteci Sevmez!“ başlıklı makalesine bakılabilir.https://www.haberdar.com.tr/tuccar-siyasetci-gazeteci…

Kendileri bir siyasi düsüncenin taraftarlığını yapabilir ve tarafı olduğu partinin „reklam ajansı“ gibi de çalışabilirler. Bunun bizim açımızdan bir sakıncası yok. Kendisinide bundan dolayı eleştirmiyoruz. Kendisinin köşe yazılarını okuyan, sosyal medya platformlarında yaptığı paylaşım ve kime ciddi bir gazeteciye yarasmayan alayli söylemlerini gören sıradan bir okuyucuda onun bu keskin tarafgirliğini çabucak farkedebilir. Evet SPÖ sempatizanı ve taraftarı olabilir ama bütün bunlar gözönündeyken taraf tutuyorum ama „Nesnelim“ demeside inandırıcılıktan öte komik ve çelişik duruyor.

Kendilerine şunu tekrardan hatırlatırız ki Brückemagazin hiçbir kişi, kuruluş, oluşum, siyasi düsünce ve inancın taraftarı değildir. Durdugu tek yerde adalet ve doğrunun yanıdır. Bugüne kadar birçok yerel gazetenin ve gazetecinin cüret edemeyeceği cesur haberlerede imza atmış neticede iftiralara uğramış, tehdit edilmiş buna rağmen asla ve asla ilkelerinden ödün vermemiştir.

Adem Hüyük`ün gerçeklik payesi olmayan iddialarına gelince:

1) Reklam Almak

Reklamlar Medya kuruluşlarının, ki buna Virgülde dahil, en önemli finans kaynaklarından biridir.

Yasal olduğu ve koşullar üzerinde anlaşıldığı sürece her gazete herhangi bir ve ya birkaç partinin reklamını yayınlayabilir. Bunda bir sorun görülmez. SÖZ partisi ile koşullar üzerinde mutabık kaldık. İçeriklerini kendilerinin hazirladiği reklamlarını yayınladık. Diğer bazı partilerlede görüşmelerimiz oldu fakat anlaşamadık buna rağmen gazetemizin son sayısının 7. sayfasında seçime giren bütün ana akım siyasi partilere-buna FPÖ`de dahil- bir sayfa yer ayırdık.

SÖZ partisi ile organik bir bağımız olmadığı gibi ve onlara yönelik bir taraftarlığımız da yoktur.

AMA begenirsiniz ya da begenmezsiniz SÖZ partisi buradaki göçmen Türk toplumunun içinden cıkmış ve 57 yıllık göçmenlik tarihimizde bir dönüm noktasıdır. Dolayısıyla her daim buradaki göçmen Türk toplumununda ilgisi ve gözetimi dahilinde olacaktır. Sizlerinde bizlerinde hitap ettiği öncelikli hedef kitlesi bu coğrafyalarda yaşayan Türk toplumudur. SÖZ partisine yönelik haberler yapmamızın altinda yatan yegane sebepte budur.

Adem Hüyük`ün sözde bizi SÖZ sempatizanı olmakla itham ettiği ve sırf reklamlarını yayınladık diye bu doğrultuda bize yönelttiği eleştirilerin benzerini „ sadece SPÖ reklamı yapan, haklarında çeşitli iddialar olan gazete, gazeteci ve sosyal medya platformlarına da yöneltecek mi diye merakla bekliyoruz! Her gazete istediği partinin reklamını yapabilir, istediği partiye taraf olabilir ama o parti, o gazete /gazeteciler üzerinde verdiği reklam`ı bir baskı unsuru olarak kullanır ve gazete/gazetecide buna boyun eğerse kendileri tarafsız ve özgür basın olma iddiasında bulunamazlar!

2) „SPÖ“ reklamını yapan gazetecilerin Büyükelcilkte T.C Devletine şikayet edilmesi!

Adem Hüyük’ün bizim „SPÖ“ reklamını yapan gazetecileri Büyükelçilikte basın toplantısında T.C Devletine şikayet ettiğimiz yönündeki söylemi kesinlikle gerçekleri yansıtmamaktadır.

Büyükelçiye yönelttiğimiz soru 40 yıldır konsolosluklarda yeralan ‚yerel -gazetelerin neden kaldırıldığıyla ilgiliydi. Sorumuza istinaden sayın büyükelçi „Elçilik ve Konsolosluklarımıza gelen bazı ziyaretçilerin bazı gazeteleri beğenmemesi ve istememesi dolayısıyla böyle bir karar aldıkları“ yönünde bir açıklamada bulundu.

Büyükelçilik ve Konsolosluklara gelen gazete ve dergilerin içerikleri zaten kontrol edilerek içeri alınıyor. İcinde Türk Halkına ve Devletine karşı hamasi ve asılsız içerikli haberleri olan gazete ve dergiler zaten ayrılıyor. Dergimizde yayınladığımız haberlerde, PKK, FETÖ gibi irili ufaklı hiç bir terör örgütünü ve yapılanmasını öven icerikler bulunmamasına rağmen dergimizin neden konsolosluklardan kaldırıldığınıda sorguladık ayrıca.

Sayın Büyükelçide bizi, bu konulari sorguladığımız için bizi basın toplantılarına davet etmediklerini ve dergimizi kaldırdıklarını söyledi.

Öteyandan o günkü basın toplantısında, seçim sürecinde etik dışı bir gazetecilik sergileyen o beş gazetenin temsilcilerini görünce „gazetecilik degerlerini“ hatirlatmak babinda onlara yönelik eleştiride bulunduk. Bu eleştiriyi „T.C.Devletine bir şikayet…“ şeklinde bilinçli olarak farklı manalara cekmeniz nesnellik değil resmen kötü niyetliliktir.

Kaldıki Büyükelçinin bir siyasi geçmişi oldugunu biliyoruz ve kendisinden de tarafsız bir cevap beklentisi içinde değiliz.

3) Seçim sürecinde herhangi bir partiden yana taraf olmadık. İddiaları, söylemleri, demeçleri aslıyla olduğu gibi haberleştirdik.

 Ayrim yapmadan, haklarında yorum yapmadan farklı partilerden aday olan bütün Türk kökenli adaylar ve aday oldukları bölgeler hakkında detaylı haberler yapıp okuyucu ve takipçilerimizle paylaştık . Hangi partiden olursa olsun seçilecek Türk kökenli adaylardan da buradaki Türk Toplumu ve göçmen sorunlarının görünür hale gelmesi ve çözümünde rol almaları yönünde temennilerde bulunduk.

Seçim sürecinde hem medyada, hem sosyal medyada, hem toplumda, hemde siyasi partiler içinde farklı yorumlar, sesler, iddialar vardı.

Kamuoyunun bunlardan haberdar olması, doğrunun gün yüzüne çıkması ve seçmenlerin bu doğrultuda tercih yapmalari en doğru olan yoldu. Biz yayınlarımızda hepsini dile getirip her meseleyi bütün yönleriyle anlatmaya calıştık ve kararı kumuoyunun vıcdanına ve takdirine bıraktık.

Olup bitenler bunlardan ibarettir. Aynı şekilde bu asılsız iddia ve ithamlarınızıda kumuoyunun vicdanına ve takdirine havale ediyoruz! Karar onlarındır.

Mustafa Delice

Ähnliche Artikel

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.

Überprüfen Sie auch
Schließen
Schaltfläche "Zurück zum Anfang"